<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seo Danışmanlığı Arama Motoru Optimizasyonu Kemal Günay &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.kemalgunay.com.tr/optimizasyon/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalgunay.com.tr</link>
	<description>Seo Danışmanlığı Arama Motoru Optimizasyonu Kemal Günay</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Feb 2010 20:32:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Depresyon Nedir</title>
		<link>http://www.kemalgunay.com.tr/depresyon-nedir</link>
		<comments>http://www.kemalgunay.com.tr/depresyon-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 14:40:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Günay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon dan kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalgunay.com.tr/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber, ilk kez depresyonun tanımlanması Hipokrat dönemine kadar eskilere uzanır. Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-268" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="depresyon" src="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2009/03/depresyon0410h-150x150.jpg" alt="depresyon" width="150" height="150" />Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber, ilk kez depresyonun tanımlanması Hipokrat dönemine kadar eskilere uzanır. Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak kişide kederli ve üzgün bir duygudurum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur.</p>
<p>Bu durumda kişi herşeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemesede kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda herşeyin olumsuz taraflarını görür. Geçmişte yaşanmış olayların olumsuz ve kötü taraflarını görerek kendisini suçlu ve cezalandırılmış hisseder.</p>
<p>Aynı şekilde geleceği de umutsuz ve karamsar görerek gelecek adına çaresizlik düşünceleri iyice pekişir. Kişi hayatından zevk alamaz hale gelerek hatta yaşamanın anlamsız olduğunu düşünecek kadar kendini çökkün hissedebilir.</p>
<p>Bu olumsuz bakış günlük hayatına, kişiler arası ilişkilere yansıyarak onun okul ve/veya iş hayatındaki performansının düşmesine neden olabilir. Yalnız normal sınırlarda kabul edilecek gün içerisindeki duygulanımdaki çökkünlükler depresyon sayılmaz. Depresyon diyebilmemiz için gün içerisinde hemen hemen gün boyu ve en az son onbeş gündür devam ediyor olması gerekir.</p>
<p><strong>Depresyonun diğer belirtileri nelerdir?</strong><br />
1 &#8211; Önceden zevk aldığı günlük aktivite ve meşguliyetlerden zevk alamama</p>
<p>2 &#8211; gün içerisinde sürekli veya günün büyük çoğunluğunda kederli ve üzgün olma</p>
<p>3 &#8211; gençlerde ve çocuklarda daha çok çabuk sinirlenme duygudurum değişikliği</p>
<p>4 &#8211; uyku azalması, sık sık uyanma, erken uyanma veya çok fazla uyuma</p>
<p>5 &#8211; iştahsızlık veya çok aşırı yeme</p>
<p>6 &#8211; dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon azalması</p>
<p>7 &#8211; cinsel istekte azalma</p>
<p>8 &#8211; çabuk yorulma</p>
<p>9 &#8211; akla gelen ölüm düşünceleri</p>
<p>10 &#8211; kendini değersiz -çaresiz- işe yaramaz &#8211; beceriksiz &#8211; suçlu görme</p>
<p>11 &#8211; olayları olumsuz değerlendirme</p>
<p>12 &#8211; geleceğe yönelik karamsar düşünceler</p>
<p>ve buna benzer belirtiler görülür. Bu belirtilerin tamamı olabileceği gibi, önemli bir kısmı da bulunabilir.</p>
<p><strong>Çocuklarda görülebilecek ek belirtiler nelerdir?</strong><br />
Son zamanlarda ders başarısızlığının artması, gün içerisinde aşırı sinirlenme, özellikle iştah artışı şeklinde iştah değişiklikleri, uyku bozukluğu ve aşırı uyuma, okul içerisinde yalnız olmayı tercih etme, daha önceden severek yaptığı hobilerinden uzaklaşma, arkadaşlarından uzaklaşma, üzgün bakış, daha çok sessiz sakin olmayı tercih etme, daha çok odasında yalnız vakit geçirmeyi tercih etme ( uzun süre ), tutturma nöbetleri ve öfke krizleri, kendini diğer arkadaşlarına göre beceriksiz ve başarısız görme, ders çalışmada isteksizlik, son zamanlarda madde bağımlılığı, riskli arkadaş gruplarına katılma vb.</p>
<p><strong>Depresyon nasıl oluşur?</strong><br />
Kişide depresyon oluşması için belli bir kişiyi olumsuz yönde etkileyen stres etkeni veya yaşanan bir olay olabilir. Kişiler arası ilişkilerdeki olumsuzluklarda kişiyi depresyona sokabilir .</p>
<p>Özellikle günümüzde psikososyal stres etkenlerinin artması ile toplumu oluşturan bireylerin depresyon geçirme riski artmıştır . Depresyon hiçbir dış etken olmadanda kendi kendine kişide endojen dediğimiz şekli ile zamanla gelişebilir.</p>
<p><strong>Depresyon tipleri nelerdir?</strong><br />
Melankolik tipte özellikle sabahları çok yoğun çökkünlük hissi ile beraber hemen her şeye karşı zevk kaybı, aşırı yorgunluk ve halsizlik görülür. Atipik şeklinde ise genellikle uyku ve iştah azalması olan tipik şekilde olanın tersi olarak, uyku ve iştah artışı ön plandadır.</p>
<p>Mevsimsel tipte tekrarlayan mevsimle birlikte olan depresyon belirtileri vardır. Tipik olanda ise azalmış uyku,iştah, enerji vardır.</p>
<p><strong>DEPRESYONDA BEDENSEL ŞİKAYETLER NELERDİR ?</strong><br />
Depresyondaki kişinin bedensel şikayetler diyebileceğimiz; Baş ağrısı, kas ağrıları, aşırı yorgunluk ve halsizlik, sindirim sistemi rahatsızlıkları, kalp ve dolaşım sistemi şikayetleri, cinsel işlev bozuklukları ve buna benzer bedensel yakınmalar ile de çoğunlukla doktora başvururabilir.</p>
<p><strong>DEPRESYONUN AİLEYE ETKİSİ NELER OLABİLİR ?</strong><br />
Depresyon durumu aile üyelerinden birisini etkilediği zaman, etkileşim durumunda olan aile bireyleri ister istemez bu durumdan etkilenecektir. Aile üyelerinden harhangi birindeki depresyon hali genelde aileninde genel atmosferini daha karamsar ve olumsuz hale getirebilir.</p>
<p>Depresyondaki aile bireyinin diğer aile bireyleri ile ilişkileri bozulabilir. Örneğin evde babanın depresyondan etkilenmesi onun mesleki performanısnın azalmasına, işlevselliğinin azalmasına, evine ve ailesine daha az ilgi göstermesine, evdeki anlaşmazlı, tartışma ve sıkıntıların artmasına, ailenin sosyal aktivitelerinin azalmasına, çocuklarda aile içindeki gerilim ve sıkıntılardan dolayı kaygı belirtilerinin oluşmasına (tırnak yeme, altını ıslatmaya veya kirletmeye başlatma, kekeleme, tik bozuklukları, uyku ve iştah bozuklukları vb) yol açabilir.<br />
<strong><br />
DEPRESYON TEDAVİSİ NASILDIR ?</strong><br />
Depresyon tedavisi son zamanlarda daha kolay hale gelmiştir. Genellikle ve çoğunlukla kullanılan tedavi yaklaşımı ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinede serotonin ve noradrenalin üzerinden etki yapan antidepresan dedğimiz ilaçlar kullanılır.</p>
<p>Aynı zamanda bilişsel olumsuzlukları ve öğrenilmiş çaresizlik düşüncelerini gidermek ve tadaviyi hızlandırmak için psikoterapiye de ihtiyaç olabilir.</p>
<p>Nedene yönelik olarak psikososyal stres faktörlerinin de ortadan kaldırılması süreç içerisinde iyileşmeyi hızlandıracaktır. Bu dönem içerisinde kişinin hayatını mevcut depresyonun ez az şekilde etkilemesi için, durumun bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi ve vakit geçirilmeden tedaviye başlanması önemli olabilmektedir.</p>
<p><strong>Değerli okurlarım bu yazımda depresyon belirtilerinden bahsettim, bu belirtiler sizde varmı ? Aranızda Psikolojik Tedavi Gören Varmı ? Yorum kısmını kullanarak cevap yazabilirsiniz . </strong></p>
<p><strong>Saygılarım ile</strong></p>
<p><strong>Kemal Günay</strong></p>
<img src="http://www.kemalgunay.com.tr/?ak_action=api_record_view&id=267&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalgunay.com.tr/depresyon-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar ve Göz Sağlığı</title>
		<link>http://www.kemalgunay.com.tr/bilgisayar-ve-goz-sagligi</link>
		<comments>http://www.kemalgunay.com.tr/bilgisayar-ve-goz-sagligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 10:14:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Günay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalgunay.com.tr/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımda, bilgisayar kullanırken, gözlerimizin sağlığı için, dikkat etmemiz gereken yöntemleri anlatacağım. Öncelikle bilgisayar kullandığınızda, aşağıdaki durumlardan en az birini yaşayıp yaşamadığınızı düşünün:
Göz yorgunluğu
Gözlerde ve göz çevrelerinde ağrı,
Gözlerde yanma, batma,
Kuruluk hissi, kaşıntı, kızarıklık, sulanma, bulanık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/10744goz.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-39" style="margin: 1px 2px;" title="10744goz" src="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/10744goz-300x225.jpg" alt="" width="180" height="135" /></a>Bu yazımda, bilgisayar kullanırken, gözlerimizin sağlığı için, dikkat etmemiz gereken yöntemleri anlatacağım. Öncelikle bilgisayar kullandığınızda, aşağıdaki durumlardan en az birini yaşayıp yaşamadığınızı düşünün:</p>
<p>Göz yorgunluğu<br />
Gözlerde ve göz çevrelerinde ağrı,<br />
Gözlerde yanma, batma,<br />
Kuruluk hissi, kaşıntı, kızarıklık, sulanma, bulanık görme, odaklama zorluğu<br />
Gözleri kısarak bakma,<br />
Işığa karşı duyarlılık,<br />
Bakılan karakter etrafında ışık saçılmaları görme,<br />
Göz kapaklarında iltihap,<br />
Çapaklanma,<br />
Baş ağrısı vs şikayetler&#8230;</p>
<p>Yukarıda yazılan tüm bu maddelerden, en az birini yaşıyorsanız, sizde, aşırı bilgisayar kullanmaya bağlı göz yorgunluğu var.Dikkat!!!<br />
BİLGİSAYAR GÖZ BOZMAZ!OLAN BOZUKLUĞU SU YÜZÜNE ÇIKARIR!</p>
<p>Halk arasında, bilgisayarın gözleri bozduğu görüşü doğru değildir. Ancak bilgisayar, kusurları açığa çıkarmış veya belirginleştirmiş olabilir. Bu nedenlerle aileler en küçük göz şikayeti olan çocuklarının bile gözlerini bir uzmana muayene ve yılda bir kontrol ettirmelidirler. Gözlük kullanmak durumunda olanlar ekranla çalışırken gözlüklerini mutlaka takmalıdırlar.</p>
<p>Tehlikeyi getiren en önemli sebep, ekran başında, göz kırpma sayınızın düşmesi. Öncelikli olarak yapmanız gereken ilk iş, monitör başında iken, gözlerinizi, bilinçli olarak kırpmak. Böylece, gözünüzün kurumasını engellemiş olacaksınız. (Normalde dakikada 25 kez göz kırparken, bilgisayar başında bu sayı, 10&#8242;un altına bile düşebilmektedir.) Monitörünüzün çözünürlüğünü ve tarama hızını yükseltmelisiniz. Ekranınızı sık sık temizlemeye özen göstermelisiniz. 45-50 dk&#8217;da bir 10-15 dk. ara vermelisiniz.</p>
<p>Ekranın üst kenarı göz hizasında olmalı, ekrandan uzaklık ekrandakileri rahat görebilecek en uzak mesafe olmalıdır. Ayrıca, pencerelerle ekran açısı uygun olmalı, pencere ve diğer kaynaklardan gelen görüntüler ekran üzerine düşmemelidir. Göz sağlığı için, ekrana takılan filtreler, gözü korumada yetersiz kalmaktadır.<br />
Daima, gözü yormayacak büyüklükte (en az 12 punto) yazılar tercih edilmelidir. Evet&#8230; Gözlerimiz, hayata bakış pencerelerimiz. Ve bu pencerelere zarar gelmesi, hayatımızı çok olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenle, göz sağlığımıza dikkat etmeliyiz.</p>
<p>Mesela şimdi!<br />
Gözleriniz için bir iyilik yapın ve 15 dk mola verin.  UNUTMAYIN! Hiçbir iş, sağlığınızdan daha değerli değil!!!</p>
<img src="http://www.kemalgunay.com.tr/?ak_action=api_record_view&id=38&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalgunay.com.tr/bilgisayar-ve-goz-sagligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Bağımlılığından Kurtulmak</title>
		<link>http://www.kemalgunay.com.tr/internet-bagimliligindan-kurtulmak</link>
		<comments>http://www.kemalgunay.com.tr/internet-bagimliligindan-kurtulmak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 10:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Günay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalgunay.com.tr/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[İnternet kullanıcılarının sayısı her geçen gün artıyor. Bazıları için internet bir bilgi ve iletişim kaynağı olmanın ötesinde tam bir bağımlılığa dönüşmüş durumda. Günlerini ve gecelerini bilgisayar karşısında geçiren bir &#8220;internet bağımlısı&#8221; içinde bulunduğu ruh halini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/internet-addiction.jpg"><img class="size-medium wp-image-36 alignleft" style="margin: 2px;" title="internet-addiction" src="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/internet-addiction.jpg" alt="" width="139" height="151" /></a>İnternet kullanıcılarının sayısı her geçen gün artıyor. Bazıları için internet bir bilgi ve iletişim kaynağı olmanın ötesinde tam bir bağımlılığa dönüşmüş durumda. Günlerini ve gecelerini bilgisayar karşısında geçiren bir &#8220;internet bağımlısı&#8221; içinde bulunduğu ruh halini şu sözlerle açıklıyor: &#8220;Sanki içimde ikinci bir benlik oluştu. Hayatım boyunca düşündüklerimi internette buldum. Sanal gerçeklik ruhumu adeta esir aldı. Önümde açılan bu yeni dünyadan kopmam artık mümkün değil.&#8221;</p>
<p>Birçok kişi bu bağımlının ifade ettiğine benzer gerekçelerle internetteki porno siteleri online alışveriş siteleri talih ve bilgisayar oyunları ya da çeşitli hobi sayfalarında saatlerini geçiriyorlar. Belki de gerçek dünyada karşılığını bulamadıkları birçok tutkuyu ve tutsaklığı sanal dünyada yaşıyorlar.</p>
<p>İnternet bağımlılarına yardımcı olmak için kurulmuş web siteleri bile var. Bu sayfalara gelen mesajlara bakılacak olursa ölçüsüzlük bütün internet bağımlılarının ortak yanı olabilir: Bağımlıların genellikle sabah 08:00&#8242;den gece 23:00&#8242;e kadar ya da tam tersi gece geç saatlerden sabahın erken saatlerine kadar bilgisayar başından kalkmadıkları dikkat çekiyor. Dostlarıyla vakit geçirmekten aile ve iş hayatından ve yaşamdaki başka iletişim biçimlerinden giderek uzaklaşıyorlar. Üstelik kendileri de çoğunlukla bu kötü gidişin farkındalar.</p>
<p><strong>Beyinde ve ruh dünyasında oluşan değişimler</strong></p>
<p>İnternet bağımlılığı konusunda yapılan bir anket çalışmasındaki anketi cevaplayan internet kullanıcılarının %40&#8242;ının kendilerini &#8220;bağımlı&#8221; olarak gösterdikleri belirtiliyor. Anket yapılanların beşte biri ise internetteki sohbet (chat) ortamlarını bir tür uyuşturucu gibi görüyorlar. Orada kendinden farklı bir kişilik sergilemek birçok kişiye cazip geliyor.</p>
<p>Yapılan psikiyatrik araştırmada internet bağımlılarının beyinlerinde dopamin ya da endorfin gibi maddelerin düzeylerinin arttığı kumar bağımlılarındakine benzer nörokimyasal değişikliklerin meydana geldiği ortaya konuyor. Bu kişiler gerçek dünyayla pek ilgilenmiyorlar. Aile yaşamı anlamını yitiriyor. Siber dünya herşeyden önemli ve vazgeçilmez bir yaşantıya dönüşüyor. Böylece gerçek dostlarından ve çevresinden kopan kişi sanal dostlarıyla birlikte kendine yeni bir yaşantı kuruyor.</p>
<p>Yine yapılan araştırmalar sürekli internet kullanıcılarının yüksek düzeyde depresyon ve yalnızlık hissettiğini ortaya koyuyor. ABD&#8217;de yapılan bir çalışmada haftada bir saatini internet ortamında geçirmenin depresyonun ortalama %1 yalnızlık hissinin %4 sosyal ilişki ve çevre kaybının %2.7 oranında arttığı saptanmıştır.</p>
<p><strong>Bağımlılıktan kurtulmak</strong></p>
<p>Birçok internet kullanıcısında bu heves genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında kendiliğinden azalıyor. Başlangıçta gördüğü her yeni internet sitesine giren chat odalarından çıkmayan bilgisayar başında sabahlayan &#8220;hastalar&#8221; bir zaman sonra &#8220;normal&#8221;e dönüyor ve internete ayırdıkları süre azalıyor. Normal bir kullanıcı haftada ortalama beş saatini internete ayırıyor.</p>
<p>Kişilik yapıları olgunlaşmayanların depresyondakilerin ve narsistik kişilerin internet bağımlılığına eğimli oldukları psikiyatristler arasında kabul görmektedir. Patolojik net kullanımı net bağımlılığı ağkoliklik online bağımlılık internet bağımlılığı bozukluğu ya da adı ne olursa olsun bu alışkanlığın kendine zarar verdiğinden yakınanların kuşkusuz yardıma ihtiyacı vardır. Ancak geleceğin internette olduğu ve bu fenomenin hayatlarımıza vazgeçilmez biçimde girdiği yadsınamaz bir gerçektir.</p>
<p>İnternette sörf yapmanın tümüyle zararlı ve hastalıklı bir durum olduğunu söylemek mümkün değildir. Hatta internetin birçok kişi için yararlı olduğunu düşünen uzmanlar içedönük utangaç ve sosyal fobisi olan kişilerin arkadaş edinmelerine ve kendilerini ifade etmelerine yardımcı olduğu görüşündeler. Fakat ölçüyü kaçırmamak şartıyla!</p>
<p><strong>İnternet bağımlılığının belirtileri</strong></p>
<p>· Bilgisayar nedeniyle eşler arasında anlaşmazlık ve sorun çıkması<br />
· İnternet dışı uğraşlara ilginin kaybolması<br />
· Sosyal faaliyetlerde azalma<br />
· İş verimliliğinin düşmesi<br />
· Sürekli uykusuz kalma ve yorgunluk<br />
· Online alışverişte artış<br />
· Spor faaliyetlerinden uzaklaşma ve kondisyon kaybı<br />
· Aile bağlarının zayıflaması<br />
· Dostları tarafından anlaşılamama duygusu<br />
· Günlük yaşamdaki diğer iş ve kişilerin online yaşama engel olduğu düşüncesi.</p>
<p><strong>İnternet bağımlılarına öneriler</strong></p>
<p>· Bilgisayarınızı daha az vakit geçirdiğiniz farklı bir mekana taşıyın<br />
· Başında olmadığınız zamanlarda bilgisayarınızı tümüyle kapatın<br />
· İnternete hangi saatlerde bağlanacağınızı ve e-postalarınızı ne zaman alacağınızı gösteren bir plan yapın ve bu planı uygulayın</p>
<img src="http://www.kemalgunay.com.tr/?ak_action=api_record_view&id=35&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalgunay.com.tr/internet-bagimliligindan-kurtulmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayarın Sağlığa Zararları</title>
		<link>http://www.kemalgunay.com.tr/bilgisayarin-sagliga-zararlari</link>
		<comments>http://www.kemalgunay.com.tr/bilgisayarin-sagliga-zararlari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 09:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemal Günay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalgunay.com.tr/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar kullanıcıları belli bir zamandan sonra bel, boyun, baş ağrısı, ellere kramp girme ve gözlerde yaşarma gibi sorunlarla karşılaşıyor. Bilgisayara veriler klavye ve fare kullanılarak girilir. Çalışma sonuçlarını görmek için sürekli olarak monitöre bakmak gerekir. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/bilgisayar.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-33" style="margin: 2px 3px;" title="bilgisayar" src="http://www.kemalgunay.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/bilgisayar-150x150.jpg" alt="" width="135" height="135" /></a>Bilgisayar kullanıcıları belli bir zamandan sonra bel, boyun, baş ağrısı, ellere kramp girme ve gözlerde yaşarma gibi sorunlarla karşılaşıyor. Bilgisayara veriler klavye ve fare kullanılarak girilir. Çalışma sonuçlarını görmek için sürekli olarak monitöre bakmak gerekir. Üstelik bunları yaparken saatlerce bilgisayar karşısında hareketsiz oturmanız gerekebilir. Böyle olunca bilgisayar kullanırken sağlığınızı korumak için bazı konulara dikkat etmelisiniz. Bazı bilgisayar kullanıcıları yemeği bile unutabilirler. Dünyanın en güzel bilgisayarı sizin olabilir ama doğru şeyleri yapmazsanız en sıradan ve can sıkıcı hastalıklara sahip olabilirsiniz.</p>
<p><strong>Bilgisayar karşısında doğru oturma biçimi</strong></p>
<p>bilgisayar kullanırken ilk olarak oturulan koltuğun doğru seçilmesi öneriyorum</p>
<p>Yüksekliği ayarlı, sırt için desteği olan yumuşak minderli ve dayanıklı bir koltuk almalısınız. Sert ve ayarlı olmayan bir koltukta uzun süre oturmak şiddetli bel ve boyun ağrılarına neden olabilir.</p>
<p>Koltuk seçiminden sonra eğer yoksa bir bilgisayar masası almalısınız.</p>
<p>Normal çalışma masaları çoğu zaman bilgisayarlar için kullanışlı değildir. Örneğin bilgisayar monitörünün gözünüzden biraz aşağıda ve tam karşınızda bulunması gereklidir. Ayrıca klavyenin, dik oturduğunuz zaman kollarınız dirsekten 90 derece kıvrıkken ellerinizle aynı hizada ve tam karşınızda olması gereklidir.&#8221; Bilgisayar kullanırken gereken fare, telefon, printer ve diğer araçların da masa üzerinde kolayca ulaşabilecek yerlerde olması gerektiğini dile getiren Güler, &#8220;Bilgisayar kullanırken sık olarak yazı okumanız gerekirse yazıları bir askı ile tam önünüze koyup monitörü biraz yana almalısınız. Monitörünüzün pencereden veya diğer ışık kaynaklarından uzak olması gereklidir. Ayrıca monitörünüzün rezolüsyonunu yazıların kolayca okunacağı bir ayara ve yenileme hızını titreşme olmayacak bir hıza ayarlanması gereklidir</p>
<p><strong>Bilek, diz ve dirsek kireçlemesi</strong></p>
<p>Parmak, el bileği ve dirseğin bilgisayar kullanırken yaptığı küçük ve tekrarlayıcı hareketlerin özellikle el bileği hizasında bozukluklara neden olabileceğini kaydederek, &#8220;Bu hastalık da el bileği içinden geçen sinir ve tendon denilen kasların kemiğe yapıştığı dokular zedelenip sıkışır. Bu durumda elde uyuşukluk ve ağrı, başparmak hareketlerinde ve el sıkma gücünde azalma ortaya çıkar, el becerisi bozulur. Bu rahatsızlığın tedavisi için bir ortopedi uzmanına danışmalısınız</p>
<p><strong>Göz bozuklukları</strong></p>
<p>Uzun süre bilgisayar karşısında çalışmanın gözlerde de bazı rahatsızlıklara neden olabilir<br />
Böyle durumlarda en sıklıkla göz çevresi ve başta ağrı, gözlerde yorgunluk hissi, yanma, batma ve kızarıklık görülebilir. Yakınmalar daha çok günde 4-6 saatten fazla bilgisayar karşısında çalışan, özellikle gözlerinde miyop veya astigmatizm kusurları olan kişilerde sık görülür.</p>
<p>Bilgisayarla çalışmanın gözlerde kalıcı bir etkiye neden olmadığı bilinmektedir. Fakat gündelik yaşamda pek sorun oluşturmayan astigmatizm gibi kusurlar bilgisayar karşısında rahatsızlıklara neden olabilir.</p>
<p>Yanma, batma, kızarıklık, sulanma gibi yakınmalar monitöre bakarak çalışan kişilerde göz kırpma sayısındaki belirgin azalmaya bağlı olabilir.&#8221; Ekranın gözlerden 50-70 santimetre uzakta ve göz hizasından biraz aşağıda bulunmasının yorgunluk yakınmalarının azalmasını sağlayabileceğini ifade eden Güler, &#8220;Gözle ilgili yakınmaların azaltılabilmesi için öncelikle iyi bir göz muayenesi yapılmalıdır.</p>
<p>Ayrıca çalışma sırasında sık ara vermek ve aralarda örneğin pencereden uzak nesnelere bakmak göz sağlığı açısından önemlidir.</p>
<p><strong>Bel, baş ve boyun ağrıları</strong></p>
<p>Bel, baş ve boyun ağrıları, omuz ve boyun tutulması, boyun ve belde disk zorlanmaları, sırt bölgesinde şekil bozuklukları, eğilmeler, osteoporoz gibi bölgelerde ağrıların oldukça sık görülen rahatsızlıklardır.</p>
<p>Hatta iş güç kaybına ve sağlık hizmeti alma açısından şirketlere ve devletlere oldukça büyük yük getirmektedir. Bunların bilgisayar kullanımı ile ilgili olarak sıklıkla uzun süre hareketsiz kalma, stres, uygun olmayan duruş biçimi gibi nedenlerle ortaya çıkarlar. Kas, kemik, sinir ve damarların aşırı gerilme ve uygun olmayan duruş biçimlerine bağlı olarak şekil bozuklukları bu tip hastalıkları yaratabilir. Bu rahatsızlıklar olduğu zaman ihmal etmeden öncelikle bir ortopedi uzmanına muayene olmalısınız.</p>
<p><strong>Bilgisayar kullanırken yapmanız gerekenler</strong></p>
<p>Bilgisayar kullanılırken, bazı hareketlere dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum, Bilgisayar karşısında dik olarak oturun. Yazı yazarken klavyedeki tuşlara fazla güçlü olmayan bir biçimde dokunun. Fareyi yumuşak bir biçimde tutun. Kollarınızı ve parmaklarınızı yazma işlemi yapmadığınız zaman dinlendirin. Uzun süreler çalışmayın ve sık sık aralar verin. Çalışma sürenizi planlayın. Her gün belli sürelerle çalışın ve ara verin.</p>
<p><strong>Uzun süre aynı pozisyonda oturulmaması gerekiyor</strong></p>
<p>Oturduğunuz sandalyenin arkası belinizi destekleyecek şekilde olmalı, bilgisayarınız göz hizasında olmalı, bileğinizi olabildiğince düz bir şekilde tutun. Ayağa kalkın ve sağ elinizle sol omzunuzu sol elinizle sağ omuzunuzu kavrayın. Başınızı kolunuzun aksi yönünde çevirebildiğiniz kadar hareket ettirin. Başlangıçta kendinizi zorlamayın. Gün geçtikçe ve boyun kaslarınız güçlendikçe zaten hareket mesafesi artacaktır.</p>
<p>Boynunuzu beşer kez sağa sola öne ve arkaya doğru hareket ettirin. Her iki omuz, dirsek ve el bileği eklemlerini ve parmakları 2-3 saat arayla hareket ettiriniz, açıp kapatın. Oturduğunuz yerden kalkarak ayakta durunuz ve dizlerinizi kırmadan parmaklarınız yere değecek şekilde öne eğilin. Ayrıca sağa sola ve arkaya belden eğilmeye çalışın. Oturduğunuz yerde derin nefes alıp verin. Bu hem gerginliğinizi azaltır, hem de kaslarınızı gevşetir.</p>
<p>Saygılarım ile</p>
<p>Kemal Günay</p>
<img src="http://www.kemalgunay.com.tr/?ak_action=api_record_view&id=32&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalgunay.com.tr/bilgisayarin-sagliga-zararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>61</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
